Hz.Muhammed’in (s.a.a) Makamı

  • 24 Eylül 2018
    Hz.Muhammed’in (s.a.a) Makamı

    Biz, Hz. Muhammed-i Mustafa (s.a.a)’in Allah Teala’nın yarattığı en şerefli, en yüce varlık ve ilahi peygamberlerin en üstünü olduğuna inanıyoruz.

    Biz, Hz. Muhammed-i Mustafa (s.a.a)’in Allah Teala’nın yarattığı en şerefli, en yüce varlık ve ilahi peygamberlerin en üstünü olduğuna inanıyoruz.
    Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Teala Muhammed (s.a.a)’den daha üstün ve hayırlı bir varlık yaratmamıştır.”[1]
    Hüseyin bin Abdullah diyor ki; Hz. İmam Sadık (a.s)’a: “Hz. Resulullah (s.a.a) Adem oğullarının efendisi mi idi?” dedim. Hazret: “Andolsun Allah’a ki, o Allah’ın yarattığı bütün yaratıkların efendisi idi. Allah ondan üstün bir yaratık yaratmamıştır” buyurdu.”[2]
    Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Teala, Peygamberlere bağışladığı her şeyin tamamını Hz. Muhammed’e bağışlamıştır.”[3]
     Hz. İmam Musa Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hz. Muhammed (s.a.a), Allah Teala’nın mebus kıldığı bütün peygamberin en bilgilisi idi.”[4]
    Yine Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah O’nu apaydın ışıkla, şüpheleri gideren delille, insanları sapıklıktan kurtaran ve doğru yola sevk eden kitapla gönderdi. Mensup olduğu boy, en hayırlı boy, ağacı en hayırlı ağaç dalları-budakları güzel ve doğrudur. Dileyenler meyvelerinden kolayca yiyebilirler. Doğduğu yer Mekke, hicret ettiği yer tertemiz şehir Medine, Anılışı orada yüceldi; ünü oradan duyuldu. Allah O’nu yeterli bir delille, şifa veren öğütle, halkı düzene sokacak bir davetle gönderdi. Bilinmeyen ilahi hükümleri O’nunla belirtti, bildirdi. Noksan ve ayıplanacak adetleri, bidatleri O’nunla söküp attı, uyulması gereken şeyleri O’nunla tebliğ eti.[5]
    Allah Teala, O Hazret hakkında şöyle buyurmuştur:”Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.” [6]
    Yine Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Allah’tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi.”[7]
    Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a) konuştuğunda bakışlarını ashabı arasında bölüyordu; ona, buna (herkese) eşit olarak bakıyordu.”[8]
     Yine Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a), asla ayaklarını ashabının önünde uzatmazdı.”[9]
    Hz. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a), daima güler yüzlü, yumuşak huylu ve mütevazı idi; kaba, sert, bağıran, sövüp sayan, ayıp arayan ve boş yere çok öven birisi değildi.”[10]

     


    [1] -Usul-u Kafi, c. 1 s. 440
    [2] -Usul-u Kafi, c. 1 s. 440
    [3] -Usul-u Kafi, c. 1 s. 225
    [4] -Usul-u Kafi, c. 1 s. 226
    [5] -Nehcu’l-Belağa Hutbe: 161 Merhum Gölpınarlı’nın tercümesi s. 51
    [6] -Kalem, 4
    [7] – Al-i İmran, 159
    [8] -Usul-u Kafi, c. 2 s. 671
    [9] -Usul- Kafi, c. 2 s. 671
    [10] -Mekarim-ül Ahlak, c. 1 s. 45


Tüm Hakları Saklıdır © 2019    Web Tasarım   Acarnet